| Tweet |

24.09.2011
Kadın, spor, psikoloji ve sağlıklı yaşam üzerine… Benden ve tüm Shapes For Women Türkiye ekibinden herkese merhabalar, Bundan böyle kadın, sağlıklı yaşam, spor ve psikoloji konularını içeren yazılarımla sizlerle burada, (Shapes For Women Türkiye’nin resmi web sitesinde) zaman zaman beraber olacağız. Eğer sizlerinde kadın dünyasının sorunlarına ilişkin, aklınıza takılan sorular ya da gündeme gelmesini istediğiniz konular varsa, bana minetekin@shapesturkey.com adresinden ulaşabilirsiniz. Böylelikle doğamızın vazgeçilmez yapı taşlarından biri olan “paylaşma” özelliğimizi burada da kullanarak, bu sayfayı orijinal fikirlerin doğuş noktasına dönüştürebilir, beraberce farklı bir çizgiye taşıyabiliriz. Biz kadınlar, ister ev hanımı ister iş kadını ister öğrenci olalım; estetik görünme isteğini her zaman içimizde taşıyoruz ve hatta bunun için pek çok şey yapıyor, belki de gelirimizin hatırı sayılır bir kısmını bunun için harcıyoruz. Aslına bakılırsa estetik görünmenin temel unsuru sağlıklı bir bedene ve psikolojiye sahip olmaktır. Bedenimiz sağlıklı olduğunda cilt ve saçlar ışıldayacak, ağrı sızı olmadığından hareketlilik ve canlılık artacaktır... Psikolojimiz sağlıklı olduğunda vücut daha dik duracak, zihin ve düşünceler berraklaşacak, sosyal çevreye kişiden pozitif imaj yayılacaktır. Sağlıklı Olmak, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “bedensel ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali” olarak tanımlanıyor. Yukarıda da sözünü ettiğim gibi bu üç faktör tamamen birbirlerine bağlıdır. Sosyal çevre içinde yaşadığımız kötü tecrübeler bizleri kimi zaman umutsuzluğa sürükler, eğer genetik altyapımız da uygun ise beyin kimyasında bazı bozulmalar olur, serotonin dopamin noradrenalin gibi duygu durumu üzerinde etki gösteren, neşenin ve mutluluğun kaynağı olarak bilinen kimyasalların (nörotransmitterlerin) salgılanma düzeyleri düşer ve buna bağlı olarak kişide depresyon dediğimiz “çökkünlük” hali ortaya çıkar. Depresyondaki kişi kendini dış dünyadan soyutlar, dolayısıyla sosyal çevresinde bozulma olur. Bu bozulma kişiye kendini daha da yalnız hissettirir. Böylelikle depresyonun şiddeti artar. Bu durum bir kısır döngüye benzer. Özetle; beden-ruh hali-sosyal çevre… Bu üç faktörden bir tanesinde sorun yaşıyorsak kısa zamanda diğer faktörleri de etkileyeceğini bilmemiz gerekir. Peki, bundan korunmak için ne yapmalıyız? Öncelikle söylemek gerekir ki böyle bir kısır döngünün içine girmiş depresyondaki kişi bir uzmana başvurup profesyonel destek almalıdır. Ancak hem tedavisi sürmekte olanlar hem depresyonda olmayıp da kötü yaşam olayları sonucunda kısa süreli “depresif duygu durumu” içerisinde olanlar, hem de sağlığını yaşam boyu korumak isteyenler için yapılması gereken belli başlı şeyler var. Bunlar hepimizin bildiği ancak çoğumuzun kulak arkası ettiği iki önemli konu. Düzenli beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak. “Her şeyin başı sağlık” sözünü binlerce defa söylemiş ve duymuş olmamıza rağmen sağlığımıza çok da özen göstermediğimiz aşikâr. En basitinden şu kadınların baş belası olan selülit sorununu ele alalım. Bugün selulit sorunu 20li yaşların altına inmiş durumda ve ne yazık ki sadece estetik bir sorunmuş gibi algılanıyor. Oysaki selülitin varlığı öncelikle bir sağlık problemidir. Şöyle ki, vücutta kan dolaşımındaki zayıflamayla birlikte, dokulara eskisinden daha az oksijen ulaşmayla başlar. Bunun sonucu dokular elastikiyetini kaybeder ve cilt yüzeyi pürüzlü bir görünüm almaya başlar. Nedeni de yanlış beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve sigara alkol gibi kötü alışkanlıklardır. Önemli notlar Vücutta Serotonin yetersiz salınımı depresif duygu durumuna, paniğe ve fobik bozukluklara; noradrenalinin yetersiz salınımı, dikkat ve konsantrasyonda zayıflamaya, öğrenmede yavaşlamaya ve yorgunluğa, dopaminin yetersiz salınımı ise haz almada düşüşe, dikkatte azalmaya ve motivasyon azlığına yol açıyor. Düzenli egzersiz özellikle dopamin seviyesi üzerinde etkili. Günlük olarak yapılan 30 dakikalık egzersizin vücudu, dopamin salgılaması için harekete geçirdiği biliniyor. Bilimsel araştırmalardan edinilen bulgulara göre, yaşam boyu depresyona girme olasılığı kadınlarda, erkeklere oranla çok daha yüksek. Bu nedenle özellikle kadınların ruh sağlıklarını yaşam boyu korumaları açısından düzenli sporun önemi tartışılamaz. Kadınlarda çok fazla güç harcamayı gerektiren sporların ters etki yaparak serotonin düzeyini azalaltabileceği söyleniyor. Bu nedenle biz kadınların kendi kas yapımıza uygun sporları tercih etmemiz gerekiyor. Amatörce yapılan sporlar kişiyi daha mutlu kılıyor. Bunun nedeni profesyonel sporcularda olduğu gibi bir yarışma (kaybetme kaygısı) taşınmadan spor yapılıyor olması. Tüm bunların yanında sporun iyi bir sosyalleşme aracı olduğu tartışılmaz bir gerçek. Hem bedenen hem ruhen hafiflemek kısaca kendimizi tüy gibi hafif hissetmek için, biz Shapes Ailesi olarak “SPOR YAPMAYAN KALMASIN”diyoruz!!! Sağlıklı ve Mutlu kalın…
Pek çok kadının spor yapmamak için bir bahanesi mevcuttur. Özellikle çalışan kadınlar, hem ev hem işte yorulduklarını, spor yapmaya enerjilerinin kalmadığını dile getirmektedirler. Oysaki bu büyük bir yanılgıdır. Düzenli spor yapma kararı alındıktan sonra eğer ki uygulamaya geçilebilirse sporun yorucu tek kısmı vücudun adaptasyon sağlamaya çalıştığı ilk 1 haftadır. İlk bir haftanın sonunda vücut yapılan aktiviteye adaptasyon sağladıkça yorgunluk düzeyi azalmaya başlayacak ve sonrasında günden güne beden daha enerjik ve daha dayanıklı olacak, metabolizma daha iyi çalışacaktır. Dolayısıyla –fizyolojik bir hastalık olmadıkça- sindirim sisteminizden sinir sisteminize kadar tüm vücut fonksiyonlarınız düzene girecektir. Tabi bu durum doğru ve bilinçli spor yapanlar için geçerlidir.
Psikolog & Sosyolog
Mine Tekin
| SHAPES | BAYİLERİMİZ | FRANCHISING | FOTO GALERİ | ÜYE/BAYİ YORUMLARI | SORULAR | BASINDAN | BİZE ULAŞIN | ||
| Copyright © 2011 Shapes for Women Turkey - Her Hakkı Saklıdır |
